Quantus CEO'su: İki EIP, Ethereum'u (ETH) 2029'dan Önce Kuantum Dirençli Güvenliğe Taşıyabilir
Quantus CEO'su Christopher Smith'in ortaya koyduğu tasarım tutarsa, EVM uyumlu blockchain ağları, Ethereum'un (ETH) kendisinden yıllar önce kullanıcı…
AI ÖzetiAI
- Quantus CEO'su Christopher Smith, Perşembe günü EIP-8130 ve EIP-8355 tekliflerini içeren bir araştırma makalesi yayımladı.
- EIP-8130, Base üzerindeki çalışmalarla geliştirildi ve hesap adresi değişmeden kimlik doğrulayıcı yenilemeye izin veriyor.
- EIP-8355, NIST'in yüksek güvenlik düzeylerini de kapsayan ML-DSA imzaları için yerleşik doğrulama getiriyor.
- Ethereum'un yol haritası, kuantuma dayanıklı katman 1'i Aralık 2029'da hedefliyor.
EIP-8130 ve EIP-8355 Hesap Anahtarlarını Kapsıyor
Quantus CEO'su Christopher Smith'in ortaya koyduğu tasarım tutarsa, EVM uyumlu blockchain ağları, Ethereum'un (ETH) kendisinden yıllar önce kullanıcı hesaplarını kuantum bilgisayarlara karşı koruyabilir. Kuantuma dayanıklı ağ Quantus'un kurucu ortağı ve CEO'su Smith, Perşembe günü yayımladığı bir araştırma makalesinde iki
Ethereum (ETH) iyileştirme teklifinin, yani EIP-8130 ve EIP-8355'in, herhangi bir EVM zincirine on yılın sonunu beklemeden isteğe bağlı kuantum sonrası işlem güvenliği kazandırabileceğini savunuyor. Makale piyasadan değil kriptografiden bahsediyor: İçindeki hiçbir şey Ethereum fiyatını doğrudan etkilemiyor; olası bir piyasa tepkisi arz veya işlem ücretleri üzerinden değil, ağ güvenliğine duyulan güven üzerinden ilerler.
Araştırma makalesi, Smith'in gördüğü en kısa pratik yolu tarif ediyor: EIP-8130 üzerine kurulu esnek bir hesap anahtar deposu ve EIP-8355 ile kuantuma dayanıklı imzaların ağ düzeyinde doğrulanması. Base üzerinde yürütülen çalışmalarla geliştirilen EIP-8130, bir hesabın adresini değiştirmeden kimlik doğrulayıcılarını kaydetmesine ve yenilemesine izin veriyor. Smith bu modeli, e-posta adresini koruyup şifreyi değiştirmeye benzetiyor: Bir cüzdan mevcut ECDSA anahtarıyla çalışmaya başlayıp daha sonra ML-DSA tabanlı kuantum sonrası bir anahtar ekleyebiliyor. EIP-8355 ise ML-DSA imzaları için yerleşik doğrulama getiriyor; bu, yıllarca hizmette kalacak anahtarlar için tasarlanan NIST'in daha yüksek güvenlik düzeylerini de kapsıyor. İki teklif birlikte, kullanıcı hesaplarını ve köprü anahtarları, sıralayıcı anahtarları ile yönetici anahtarları gibi ayrıcalıklı altyapıyı kapsıyor; böylece cüzdanlar, borsalar ve ağ operatörleri adresleri olduğu gibi bırakarak yeni imza sistemlerine geçebiliyor. "Önerdiğimiz şey, blockchain geliştiricilerinin bugün kendilerinin uygulayabileceği bir şey," diyen Smith, değişikliklerin büyük ölçüde işlem yetkilendirmesini, bazı durumlarda da konsensus mekanizmasını kapsadığını ekliyor.
Tekliflerin Dışında Bıraktıkları
Smith'in makalesi hesap güvenliğini, daha zor protokol sorunlarından bilinçli olarak ayırıyor. Doğrulayıcı imzaları, KZG blob taahhütleri, zincirler arası köprü protokolü bağlantıları ve eşleme tabanlı sıfır bilgi kanıtları hepsi ek çalışma gerektiriyor; kendi doğrulayıcılarını işleten zincirlerin ayrıca yeni mevduat ve anahtar kayıt sistemleri kurması gerekecek. KZG blob taahhütleri ile eşleme tabanlı sıfır bilgi kanıtları, kuantum sonrası araştırmaların savunmasız saydığı yapılara dayanıyor; makale bu yüzden onların içinden değil, çevresinden geçiyor. Ethereum'un proof-of-stake konsensüsünü devralan bir Layer 2 tasarımı olan saf rolluplar daha hızlı hareket edebilir, ama mainnet'e gönderilen her kanıtın kuantum güvenli doğrulaması için yine Ethereum'a bağımlı kalıyor. Smith olgunluk konusunda açık sözlü: Öneri, test edilmiş bir uygulama değil, tasarım aşamasında bir makale; ancak tartıştığı EIP'lerin çoğu bazı ağlarda zaten uygulanmış durumda. "Kuantum sonrası imzaları sunup isteğe bağlı bırakarak zincirler, uygulamaların uyum sağlamasını beklemeden güncellenebilir," diyor.
Protokol desteği tek başına mevcut cüzdanları korumuyor. Borsalar ve saklama hizmeti sunanlar hesapları müşterileri adına taşıyabilir, ancak kendi varlıklarını kendileri tutan kullanıcıların yeni kurtarma ifadeleri (seed phrase) üretip varlıklarını kuantum sonrası adreslere taşıması gerekebilir; bu, sıradan bir yazılım güncellemesinden çok bir token takası veya hard fork sürecine benziyor. Ethereum 1.0'dan 2.0'a yükseltme sürecinde gördüğümüz gibi
Ethereum (ETH) büyük geçişleri daha önce de yönetti; ama kuantum dönüşü, yalnızca konsensus mekaniklerini değil, doğrudan kriptografinin kendisini etkiliyor. Makalenin pratik noktayı koyduğu yer, temel protokolün kendi takvimiyle kurduğu karşılaştırma: Ethereum'un yol haritası, kuantuma dayanıklı bir katman 1 için Aralık 2029'u hedefliyor; bu adım, Ethereum'un geniş kapsamlı yükseltme planları içinde yer alıyor ve Ethereum Vakfı'nın 2029 için koyduğu 10.000 TPS hedefiyle aynı ufka denk geliyor. Smith'in önerisi kapsamda daha dar; ama uygulanırsa çok daha erken devreye girebilir ve her katmanın kuantuma dayanıklı hale getirilmesi zor işi sürerken hesap yetkilendirmesini hemen güvence altına alabilir.
Önce Hesap Anahtarları, Konsensus Sonra
Burada işi yapan tasarım tercihi, dar kapsam oluyor. Hesap anahtarları, sıralayıcı anahtarları ve köprü yönetici anahtarları fonları hareket ettiriyor; zincir üstüne yazılan imzalar sonsuza dek herkese açık kalıyor. Yani kuantum sorununda kullanıcıların, tüm protokolü baştan yazmadan tek başına müdahale edebildiği kısım, anahtarın uzun ömürlülüğü. EIP-8130 ve EIP-8355 isteğe bağlı modüller olarak yayımlanırsa, erken benimseyen zincirler en yüksek değerli anahtarları ilk koruma altına alırken konsensusa dokunmamış olur. Takvim ne olursa olsun üç şey değişmiyor: Benimseme, cüzdan ve borsa desteğine bağlı; kendi varlığını kendisi tutan kullanıcıların göç yükü kullanıcıda kalıyor; ve Ethereum'un kuantuma dayanıklı katman 1 hedefi Aralık 2029 olarak duruyor.
Konu: Ethereum haberleri
Yapay zekâ destekli üretildi, AI ile incelendi ve COINOTAG editöryal gözetiminde yayımlandı.

