Haber
İsrail Merkez Bankası, Netanyahu'nun Yaptırımlardan Kaçmak İçin Dijital Varlıkları Kullanma Planını Reddetti
AI ÖzetiAI
- İsrail Merkez Bankası 24 Ekim'de dijital varlıkların yaptırımları aşmanın aracı olamayacağını bildirdi.
- Netanyahu 23 Ekim'de Channel 10 röportajında yedek bir ekonomik mekanizma hazırlanması talimatını verdi.
- ABD askeri yardımı 2028'e kadar geçerli mutabakat uyarınca yılda 3,8 milyar dolar seviyesinde.
- Eylül'de Birleşik Krallık, Kanada, Fransa ve İspanya dahil on iki ülke yerleşim kaynaklı ticari önlemler açıkladı.
İsrail Merkez Bankası'ndan Açık Ret
İsrail'in merkez bankası, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun uluslararası finansal yaptırımlara karşı bir yedek olarak dijital varlıkların hazırlanması yönündeki önerisini alenen reddetti ve 24 Ekim'de kriptonun İsrail'e uygulanan yaptırımları aşmanın bir aracı olarak kullanılamayacağını bildirdi. İsrail Merkez Bankası, ekonomi için doğru yolun büyük ticaret ortaklarıyla ekonomik ilişkileri sürdürmek ve yaptırımların ile bunların olumsuz etkilerinin devreye girmesini önlemek olduğunu savundu; yaptırımları önleme sorumluluğunun siyasi liderlikte olduğunu da ekledi. Açıklama, Netanyahu'nun 23 Ekim'de İsrail'in Channel 10 televizyonuna verdiği röportajdan bir gün sonra geldi. Başbakan röportajda, bankalar yaptırıma uğrarsa çalışabilecek alternatif bir ekonomik mekanizmanın hazırlanması gerektiğini söylemiş, aday araçlar arasında blockchain'in de bulunduğunu belirtmiş ve böyle bir planın hazırlanması için talimat verdiğini açıklamıştı. Somut detay sunmadı: hangi dijital varlıkların veya ağların kullanılacağı, planı kimin hazırlayacağı ve yürürlüğe ne zaman gireceği belli değil. 24 Ekim'de ayrı bir televizyon röportajında başbakan, dijital varlıkların değerlendirmede olan araçlardan yalnızca biri olduğunu söyledi, merkezin bankasına danışmanlığı için teşekkür etti ve karşıt görüşleri tarttığını ama son sözü kendisinin söylediğini, doğru olduğuna inandığı kararları verdiğini aktardı. Fikrinden vazgeçmedi; yerel basın ise bu araçların gerçekten devreye alınıp alınmayacağının henüz karara bağlanmadığını yazdı. Ton olarak kamuya açık bir çelişki nadir görülür: bir merkez bankası, 24 saatin içinde görevde olan bir başbakanın ekonomi politikasına alenen karşı çıkıyor; İsrail'in diplomatik yalnızlaşmasına dair kaygılar ekonomi politikasına da taşıyor. Netanyahu röportajlarda bir uyarıda da bulundu: 2028'e kadar geçerli olan bir mutabakat muhtırası uyarınca yılda 3,8 milyar dolar olarak belirlenen ABD askeri yardımının süresiz devam etmeyebileceğini, İsrail'in kendi savunmasını finanse edebilecek durumda olması gerektiğini söyledi.
Mutabakat Yaptırımları ve Muvakabet Bankacılık
Planın arkasındaki yaptırım senaryosu, Batı Şeria'daki yerleşimlerin çevresinde şekilleniyor. Eylül ayında Birleşik Krallık, Kanada, Fransa ve İspanya dahil on iki ülke, yerleşimlerde üretilen malların ithalatını kısıtlamayı ve ilgili ticareti daraltmayı içeren önlemler açıkladı; gerekçe, yerleşimlerin genişlemesi ve Filistinli sakinlere yönelik şiddetti. Birleşik Krallık ayrıca, yerleşimlerin büyümesine finansman, inşaat ve gayrimenkul hizmeti sunan kişilere ve şirketlere karşı yaptırımların ana hatlarını paylaştı. Şu ana dek açıklanan önlemler yerleşimlerle bağlantılı ticareti ve faaliyeti hedefliyor; İsrail'in bankacılık sisteminin bütününe yönelik yaptırım anlamına gelmiyor. Netanyahu'nun işaret ettiği risk, önlemlerin ileride genişleyerek İsrail bankaları ile yurt dışındaki finans kurumları arasındaki işlem ilişkilerini koparma ihtimali. Eski İsrail Merkez Bankası Bankacılık Denetçisi Yair Avidan, yabancı bankaların muvakabet hizmeti vermeyi bırakması halinde, yani İsrail'in ithalat bedellerini ödediği ve ihracat gelirlerini tahsil ettiği kanalların kapanması durumunda, ülkenin uluslararası ekonomik faaliyet yürütme kabiliyetinin fiilen kesilebileceği uyarısında bulunmuştu. Dijital varlıklar bazı işlemlerde aracıları azaltabilir ya da alternatif bir ödeme kanalı işlevi görebilir; ancak merkez bankasının tespiti şu: ticaret mutabakatı, döviz takası, kurumsal nakit akışı ve bankalar arası transferler dahil finansal sistemin işlev yelpazesinin tamamını ikame edemezler. Blockchain kayıtları çoğunlukla herkese açık olduğundan para akışları izlenebilir; borsalar ve saklama hizmeti sağlayıcıları gibi operatörler de kendi taraflarında yaptırım ve kara para önleme kurallarına tabi. Yani dijital varlık kullanmak yaptırım riskini otomatik olarak ortadan kaldırmıyor. Dolar bazlı stablecoin (sabit değerli kripto para) USDT'nin ihraççısı Tether, örneğin, yaptırıma tabi kişilere ve suç örgütlerine bağlı USDT'yi yetkililerin talebiyle donduruyor; belirli bir crypto wallet adresinde tutulan bakiyeleri kilitliyor. Muhalefet de plana farklı bir açıdan saldırdı: muhalefet lideri Yair Lapid, X platformunda yaptığı paylaşımda, yaptırım kaçakçılığına dayalı bir ekonominin İran, Rusya ve Venezuela gibi küresel finansman dışında kalmış ülkelerin yolu olduğunu yazdı; eski Maliye Bakanı Avigdor Liberman ise Netanyahu'yu, yalnızlaşma riskinin farkında olduğu halde önleme yerine atlatma yollarını konuşmakla suçladı.
Varlıklar Değil, Erişim Sorunu
Bizim okumamız şu: tartışmanın odağı altyapıya erişim; teknolojinin kendisi değil. Ret cevabının, yayınlandığı günün ertesinde verilmiş olması İsrail Merkez Bankası için alışılmadık bir hız ve kurum tercihi, muvakabet bankacılık bağlarını korumak ile kanıtlanmamış ödeme hatlarını denemek arasında kuruyor. Dijital varlıklar, düzenlenmiş çıkış noktalarının üzerine kuruluyor: borsalar ve saklayıcılar yaptırım listelerini uyguluyor, herkese açık defter transferleri izlenebilir kılıyor; Tether'in talep üzerine USDT'yi dondurabilmesinin nedeni tam olarak bu. İsrail büyüklüğündeki bir ekonomi için bu, işlem hacminin küçük bir bölümünü karşılıyor; ticaret mutabakatı ve bankalar arası akışlar bankalara bağlı kalmaya devam ediyor. Netanyahu'nun talimatını verdiği plan için bir takvim açıklanmış değil.
Yapay zekâ destekli üretildi, AI ile incelendi ve COINOTAG editöryal gözetiminde yayımlandı.

