Ark Invest Analisti, EIP-4844 Sonrası Kira Kaymasının Ardından Ethereum'u (ETH) McDonald's Franchise Modeline Benzetiyor
Ark Invest'ten Lorenzo Valente, Ethereum'u (ETH) McDonald's'a benzetiyor: EIP-4844 sonrası L2'ler neredeyse sıfır kira öderken değer rollup'lara ve…
AI ÖzetiAI
- Ark Invest analisti Lorenzo Valente, 2 Eylül'de Ethereum'u (ETH) McDonald's franchise modeline benzetti.
- Valente'ye göre EIP-4844 sonrası rollup'ların ödediği blob ücretleri marjinal maliyete sıkıştı.
- 1 Eylül'de Bank of America, Citi ve Goldman Sachs dahil 21 finans kurumu ortak stablecoin planı açıkladı.
- Open USD konsorsiyumu BlackRock, Visa ve Google dahil 140'tan fazla katılımcıya ulaştı.
Layer 1'ler İçin Bir McDonald's Haritası
Ark Invest'in kripto araştırma direktörü Lorenzo Valente, 2 Eylül'de X üzerinden yayımladığı kapsamlı bir analizde üç büyük layer-1 (birinci katman) blokzincirini fast-food iş modelleriyle eşleştirdi — ve keskin kalemle vurguladığı nokta Ethereum (ETH) üzerine düştü. Valente her ağa bir restoran zinciri atadı: Ethereum için McDonald's, Solana için Chipotle, Hyperliquid için In-N-Out. Buradaki ana fikir, üç ağın taban tabana farklı iş yapıları taşıdığı ve tek bir modelin varyantları gibi değil, ayrı ayrı değerlenmesi gerektiği. Kendi kurgusunda Solana, tamamen şirkete ait işleten Chipotle: her işlem doğrudan L1 üzerinde mutabakata varıyor; böylece taban ücretleri, öncelik ücretleri ve MEV bahşişleri ağın içinde kalıp staker'lara (imza sahiplerine) akıyor — bunun bedeli de tek bir arıza noktası riski. Hyperliquid ise In-N-Out rolünde: risksiz sermayeye bel bağlamayan, yalın bir ekip tek bir çekirdek ürüne odaklanmış; perpetual vadeli işlemler için zincir üstü bir emir defteri. İşlem ücretlerinin büyük bölümü doğrudan HYPE geri alımlarına (buyback) gidiyor. Bu anlatıda Ethereum ağı McDonald's: kârın hamburgerden çok franchise telifleri ve maa kirasından geldiği bir model. Zincir, markayı — yani güveni ve merkeziyetsizliği — EVM üzerinden akıllı sözleşme işletim sistemini ve geliştirici topluluğunu, ayrıca blok alanı ve nihai mutabakat gayrimenkulünü sağlıyor. Arbitrum ve Base gibi Layer-2 işletmecileri restoran açan bayiler gibi üstte kendi altyapılarını kurup işletiyor; bu sayede L1 dış sermaye ve ekiplerle ölçekleniyor. Ama madalyonun öteki yüzü, karşılığında ne tahsil ettiği: EIP-4844'ten bu yana rollup'ların ödediği blob ücretleri marjinal maliyete doğru sıkıştı; rollup aktivitesi artık anlamlı L1 gelirine dönüşmüyor. Valente'nin hükmü çarpıcı: ağ, sektörün en başarılı franchise sistemini kurduktan sonra “kira almayı unuttu” — değer de yığının yukarısına, L2'lere ve Robinhood'un tokenleştirilmiş hisseleri gibi uygulamalara doğru göç etti.
Rakipler Kendi Raylarını Döşüyor
Franchise eleştirisi, tam Ethereum'un etrafındaki rekabet haritası yeniden çizilirken gündeme geldi. İki yıl önce tartışma hangi zincirin kazanacağı üzerineydi; manşetlerde Coinbase'in Base'i ve Sony'nin Soneium'u gibi, Optimism'in OP Stack'i üzerine inşa edilmiş kurumsal L2'ler vardı. Bugünse ödemeler ve stablecoin (sabit değerli kripto para) dünyasının en ağır oyuncuları artık yalnızca Ethereum'dan ya da onun rollup'larından blok alanı kiralamıyor; birkaçı kendi layer-1 raylarını döşüyor. 1 Eylül'de aralarında Bank of America, Citi, Goldman Sachs, Deutsche Bank, UBS ve Mitsubishi UFJ'nin bulunduğu 21 finans kurumu, yeni kurulan bir şirket ortak bir stablecoin ihraç etme planını duyurdu; dolar bazlı çıkış için hedef 2027'nin ilk yarısı, ardından euro ve öteki G7 para birimleri gelmesi bekleniyor. Ayrı bir konsorsiyum olan Open USD'nin finans, ödemeler ve teknoloji tarafında 140'tan fazla katılımcısı var: BlackRock, Visa, Mastercard ve Stripe'tan Google, Coinbase, Solana ve Polygon'a kadar. Şimdilik iki grupta da görünen tek isim İspanya'nın BBVA'sı. İhraççılar da doğrudan sahaya iniyor: USDC'nin arkasındaki Circle, kendi L1'i Arc'ı başlatıyor; halka açık mainnet erişimi 16 Eylül için takvimde. Duyurulan validator setinde DTCC, ICE, BlackRock, Mastercard, Visa ve Standard Chartered yer alıyor; BlackRock, BUIDL adlı tokenleştirilmiş para piyasası fonunu bu ağa taşımayı planlıyor. Stripe, Paradigm ile birlikte Tempo'yu geliştiriyor: birden çok stablecoin için, hatta yapay zekâ ajanlarının makineden makineye mutabakatı için tasarlanmış bir “ödemeler blokzinciri”. Japon mega bankaları da bölünmüş durumda: MUFG 21 bankalık grupta, Mizuho ve Sumitomo Mitsui Open USD'de. Daha sessiz bir hat ise Canton Network üzerinden ilerliyor; DTCC, Euroclear, LSEG ve Societe Generale burada devlet tahvillerini, teminatları ve repo işlemlerini zincir üstüne taşıyor. Öte yandan yerleşik finans Ethereum'a bağlı raylarda hâlâ ciddi hacim çeviriyor — JPMorgan'ın Kinexys'i bu altyapıda 3 trilyon dolar işlemi geride bıraktı — yani rakip bloklar şekillenirken ağın kurumsal temeli derinliğini koruyor. Piyasayı anlık izlemek isteyen okurlar, spot ve vadeli fiyatları Bitget üzerinden canlı takip edebilir.
Önümüzdeki Kira Sorusu
İki ipliği birlikte okuduğumuzda tek bir yay çiziliyor: Ethereum franchise modelini mükemmelleştirdi, tam o sırada en büyük potansiyel kiracıları kiralama yapmayı bıraktı. Valente'nin 2 Eylül'de X'te yaptığı paylaşım burada birincil kaynak ve durumu açıkça ifade ediyor: EIP-4844 sonrası L1, kendi tohumladığı rollup ekonomisinden çok az pay aldı. COINOTAG okuması şu: Ethereum'un ölçekleme stratejisinin blob kapasitesini yeniden fiyatlama yoluna mı gideceği, tokenleştirilmiş varlıklardan gelen mutabakat katmanı talebine mi yaslanacağı, yoksa dar marjlı bir altyapı rolünü mü kabulleneceği; banka ihraçlı coinler, Arc ve Tempo'dan oluşan yeni zincir üstü finans bloğunun ne kadarının rayları üzerinde, ne kadarının yanında mutabakata varacağını belirleyecek.
İlgili Etiketler

Yapay zekâ destekli üretildi, AI ile incelendi ve COINOTAG editöryal gözetiminde yayımlandı.


