Satoshi Dönemi Bitcoin (BTC) Cüzdanı Neredeyse 15 Yıl Sonra 40 BTC Hareket Ettirdi

2011'den beri uykuda olan bir Bitcoin cüzdanı 3,1 milyon dolar değerinde 40 BTC taşıdı; 39.069 adresi kapsayan New York davasını zorluyor.

(09:39 UTC)
4 dakika okuma süresi
AI ÖzetiAI
  • 2011'de uykuya geçen bir cüzdan 3 Eylül'de yaklaşık 3,1 milyon dolar değerinde 40 BTC taşıdı.
  • Transfer, 39.069 adresli New York davasında ismi geçen “Noah Doe #38097” adresinden yapıldı.
  • Galaxy Research, koinlerin ilk alımdan bu yana yaklaşık yüzde 2.571.899 değerlendiğini hesapladı.
  • Dava, tahmini değeri 293 milyar dolar olan 3,7-3,8 milyon BTC'yi kapsıyor.
k7rq2fdm

2011'den Beri Uykuda Olan Cüzdan 40 BTC Taşıdı

Bitcoin (BTC) tarihinin en ilginç zincir üstü hareketlerinden biri yaşandı: 5 Kasım 2011'de, BTC'nin 3 dolar civarında işlem gördüğü bir dönemde koinlerini alan bir adres, 3 Eylül'de yeniden hayata döndü ve 965.330 numaralı blokta onaylanan bir transferle yaklaşık 3,1 milyon dolar değerinde 40 BTC'yi taşıdı. Zincir üstü kayıtlar, gönderen adresin “Noah Doe #38097” adlı bir cüzdan olduğunu doğruluyor — ve işin asıl çarpıcı tarafı burada başlıyor. Söz konusu cüzdan, 39.069 iddiada terk edilmiş adres üzerine New York Eyalet Yüksek Mahkemesi'ne açılmış davada ismi geçen adreslerden biri. Yani bu transfer, bir başkasının değil, cüzdanın özel anahtarını (private key) hâlâ elinde tutan birinin işlem yaptığını kanıtlıyor; davacıların “bu koinler sahibiz orada duruyor” kurduğu varsayımı doğrudan zemin kaybediyor. Galaxy Research, yeniden aktivasyonu 3 Eylül'de gündeme taşdı ve transferin değerini yaklaşık 3,09 milyon dolar olarak hesapladı. Analistlerin yaptığı hesaplamaya göre koinler, ilk alımdan bu yana yaklaşık yüzde 2.571.899 değerlendi — ancak bu rakam yalnızca fiyat artışını yansıtıyor, gerçekleşmiş bir kâr satışını değil. Koinlerin gittiği adres, kamuya açık hiçbir borsayla ilişkilendirilmiş değil; üstelik blokzincir (blockchain) verisi anahtarın kontrolünü kaydeder, o anahtarı kullanan kişinin kimliğini asla kaydetmez. Dolayısıyla sahibi hâlâ bilinmiyor. Neredeyse 15 yılı ve birden fazla halving döngüsünü tek bir özel anahtarı kaybetmeden atlatmak, kripto tarihine geçebilecek uzun vadeli bir HODL örneği — ve tam da New York davasının davacılarının beklemediği davranış. Bu hareket aynı zamanda 2026'nın daha geniş bir tablosuna oturuyor: ağustos ayında on günlük bir pencerede uzun süredir uykuda olan altı cüzdan toplamda 553 BTC'den fazlasını hareket ettirdi; bunlardan ikisi aynı dava kapsamındaki etiketleri taşıyordu. Piyasa tarafına not düşelim: Bitcoin, 4 Eylül itibarıyla 81.100 dolar civarında işlem görüyordu ve son 24 saatte yaklaşık yüzde 4,3 primliydi; ancak bu genel yükselişin 40 BTC'lik transferle bir bağlantısı yok.

New York'un 39.069 Adres Üzerindeki 293 Milyar Dolarlık Talebi

Bu etiketin arkasındaki dava, ABC Company, XYZ Company and Noah Doe v. John Does 1–39,069 adıyla, New York County Yüksek Mahkemesi'nde 153119/2026 dosya numarasıyla açıldı. Mahkemede kimliklerini gizli tutan davacılar, tahminen 3,7 milyon ila 3,8 milyon BTC tutan ve toplam değeri önceki raporlamalarda yaklaşık 293 milyar dolar olarak belirlenen Bitcoin'in hukuki sahipliğinin kendilerine tanınmasını talep ediyor. İddialara göre listede Satoshi Nakamoto'ya atfedilen adresler, Mt. Gox hırsızlığıyla bağlantılı bir adres ve harcanamaz bir “burn address” de yer alıyor; ne var ki bu etiketler kanıtlanmış sahipliğe değil, zincir üstü analize dayanıyor. Davacılar, New York Kişisel Mülkiyet Kanunu'nun (Personal Property Law) 1958'e uzanan kayıp mülk çerçevesine dayanan 7-B maddesine tutunuyor ve uzun süre hareketsiz kalan cüzdanların terk edilmiş mülk sayılabileceğini ileri sürüyor. Anlattıkları senaryo şöyle: adresler bir algoritma ile tespit edildi, polise bildirildi ve zincir üstü mesajlar taşıyan mikro işlemler — yani “dusting” kampanyası — yoluyla ihbar edildi. Bu kampanya, uykudaki cüzdanların sessiz kalacağı varsayımına dayanıyordu. Karşı cephe ise güçlü: avukat Ian Cohen, Digital Chamber ve Bitcoin Policy Institute, herkese açık bir proof-of-work blok zincirinde bir adresi görmekle o mülkü “bulmuş” olmanın aynı şey olmadığını, hareketsizliği terk saymanın ise uzun vadeli kendi kendine saklamada (self-custody) bulunan herkes için hukuki belirsizlik yaratacağını savunuyor. Mahkeme süreci şu an askıda: bir hâkim, derhal gıyabi hüküm verilmesini engelledi ve hiçbir mahkeme adreslerin terk edilmiş olduğuna hükmetmiş değil. Davacıların geri adım attığı emsaller de var — Galaxy Research'ten Alex Thorn, temmuz ayında listedeki 44 adresin aktifleştikten sonra talepten çıkarıldığını belirtmişti. 38097 numaralı adresin de aynı şekilde listeden çıkarılması gündeme gelebilir; böyle bir değişiklik, mahkemeye sunulacak ek bir belgeyle ya da revize edilmiş bir başvuruyla görünür olur. Piyasayı anlık izlemek isteyen okurlar, spot ve vadeli fiyatları Gate üzerinden canlı takip edebilir.

Anahtar Kontrolü Kanıtlanabilir; Sahiplik Kanıtlanamaz

COINOTAG değerlendirmesi: 40 BTC'lik transfer tek başına davayı sona erdirmeyecek, ama bu uyuşmazlığın zorladığı soruyu keskinleştirecek — sansüre dirençli bir defterde hareketsizlik, hiçbir koşulda terk sayılabilir mi? Bir anahtarın teknik kontrolü zincir üstünde doğrulanabilir; yasal sahiplik ise doğrulanamaz ve kanıt ile mülkiyet hukukunun meselesi olarak kalır. Davacılar lehine çıksa bile hüküm, özel anahtarı olmayan bir sahiplik tanımlar; özel anahtarlar olmadan zincir üstünde hiçbir transfer mümkün değil. Bu çatışma, Kongre'nin piyasa yapısı mevzuatını tartıştığı bir döneme denk düşüyor: Temsilciler Meclisi Finansal Hizmetler Komitesi Başkanı French Hill, CLARITY Act'ın Bitcoin piyasa kuralları için Senato'da 60 oy bulabileceğini söylemişti. Bu nedenle davacıların, uyanan her adreste yaptıkları gibi 38097 numarasını sessizce listeden düşmesini beklemek gerekir.

COINOTAG News Desk
COINOTAG News Desk

COINOTAG'in editöryal ve araştırma ekibi.

AI Destekli

Yapay zekâ destekli üretildi, AI ile incelendi ve COINOTAG editöryal gözetiminde yayımlandı.