Son Gelişmeler

İstanbul Bilişim milyar lirayı nasıl vurguladı?

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul Bilişim’in paravan şirketlere 1 milyar lira vurgu yaptığı ortaya çıktı. Paravan şirketlerin kurulması karşılığında işsizlerin çoğuna aylık 1000-2000 TL arasında ödeme yapıldı.

Ödemeye rağmen 50 bine yakın TV, bilgisayar, cep telefonu gibi elektronik cihaz teslim etmeyen İstanbul Bilişim’in eski sahipleri hakkında açılan davalarda çarpıcı bilgiler yer alıyor.

Hürriyet’in haberine göre, ‘TRT bandrol yolsuzluğu’ ile gündeme gelen ve sahiplerine dava açılan şirket üzerinden son yılların en büyük ‘paravan’ kuruluşlarından birinin kurulduğu iddia edildi. Dava dosyalarında yer alan bilgilere göre bu iş için kurulan firma sayısı 40’ı geçmektedir. Bu şirketler ise ekonomik koşulları kötü kişiler tarafından kurulmuştur. Bu işsizlerin büyük bir kısmına şirketin kuruluşu için aylık 1000-2000 TL arasında ödeme yapıldı. Ancak kağıt üzerinde şirketin sahibi gibi görünen bu şahıslar, milyonlarca hapis ve vergi cezasıyla karşı karşıya kaldı.

Öyleyse neden bu kadar çok paravan şirket kuruldu?

Normal şartlar altında işlerini kurala göre yani hukuka uygun olarak yapan firmalar bir ürün sattıkları için ücret alırlar. Böylece ortaya çıkan vergi devlete ve ödenmesi gereken diğer kurumlara iletilir. Ancak İstanbul Bilişim’in sahipleri bu vergilerden kurtulmak için bu paravan şirketleri kuruyorlar. Tüketici, İstanbul Bilişim üzerinden bir ürün satın aldığında, bunun sonucunda fatura kesilir. Burası paravan şirketlerin devreye girdiği yerdir.

Kurulan paravan şirketler sayesinde hem vergi hem de TRT bandrol ücretleri şirket kurulanların üzerinde kaldı.

‘1 milyar vergi kaybı’

Tüketici ürünü İstanbul Bilişim üzerinden almış gibi görünse de fatura kurduğu paravan şirket üzerinden kesilir. Şirket kabuk olduğu için İstanbul Bilişim’in gerçek sahipleri de ürünün satışından doğan vergilerden muaftır. İşten kaynaklanan kurumlar vergisi ve TRT’ye ödenecek bandrol ücreti ödenmeden ortadan kalkar. Hesaplamalara göre vergi kaybı 1 milyar lira düzeyinde olurken, TRT’ye ödenecek bandrol ücreti 500 milyon avroya yakın hesaplanıyor.

Kurucu ‘yağmalamaktan’ ceza aldı

İstanbul Bilişim’in kurucusu 47 yaşındaki Özgür Güleç ve eski sahibi 39 yaşındaki Kenan Bilgi’nin de aralarında bulunduğu 5 kişinin ‘nitelikli yağma’ ve ‘kişiyi özgürlükten alıkoymaktan’ suçlandığı belirlendi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava, birçok paravan şirket kuruluşuna başlayan Güngör Kafalı’nın dövülerek çek imzalamaya zorlanması nedeniyle açıldı.

Sanık, 56 yaşındaki Abdullah Üngür, 50 yaşındaki kardeşi Osman Üngür ve 54 yaşındaki Celal Altun, kişiyi silah kullanarak özgürlüğünden alıkoyma suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. . Üngür kardeşler ve Altun, Yargıtay’da nitelikli yağma suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Güleç’e verilen 18 yıl hapis cezası temyiz mahkemesine kaldırıldı. Mahkemenin Kenan Bilgi’ye verdiği beraat kararına savcılık itiraz etti. Bilgi, FETÖ’ye yardım ettiği için bir süre gözaltına alındı. Özgür Güleç, Kenan Bilgi ve Abdullah Üngür hakkında da çok sayıda “sahte yasa” davası var.

Paravan şirket sahipleri ne diyor?

Çarpıcı hikayeler, dava dosyalarına giren paravan şirket planının arkasında yatıyor. Hürriyet gazetesi, isimleri 10 yıl önce kurulan isimlerle bir araya geldi. Bazıları çocuk esirgeme kurumları dışında, bazıları hurdaya çıkıyor. Bir kısmı su bayisinde günlük 100 TL maaşla çalışıyor. İşte paravan şirket sahiplerinin söyledikleri:

‘Bu işe ayda 2 bin TL’ye girdik’

Güngör Kafalı (48): “Benim üzerimde 4 firma kuruldu. Sahte fatura nedeniyle 4 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldım. 2 yıl hapis yattım. Aynı şekilde kardeşim Şenel de bu olay nedeniyle tutuklu. En az 10 bekleyen davam var. Vergi borcum 4-5 milyon civarında. 1000-2000 lira cebimizde olduğu için maalesef bu işin içindeydik. Bu ağ halka milyarlarca liraya zarar verdi. Mahkemelerin daha derine inmesi gerekiyor. Böylece ağ ortaya çıkıyor ”

’32 ay tutuklu kaldım’

Rıfat Polat (47): “Hurda işi yapıyorum. Günlük kazancım 100-150 lira arasında. Kardeşimin evinde kalıyorum. Benim adıma bir şirket kuruldu. Yaklaşık 8 milyon borcum var. Sahte fatura kesmekten 9.5 yıl hapis cezasına çarptırıldım. 32 ay hapis yattım. Dahil olmadan önce bize her şeyin yasal olduğu söylendi. “

‘Haciz yazıları her gün eve geliyor’

Abdullah Özüberk (37): “Bana da bir şirket kayıtlı. Vergi borcu 500-600 bin liraya ulaştı. Her gün eve haciz yazıları geliyor. Ailemin görmemesi için gelen tüm belgeleri yırtıyorum. Artık sigortalı bir işte bile çalışamıyoruz. Çünkü sigortalı bir iş bulduğumuzda maaşın bir kısmı kesiliyor. Ben de hapse girmekten korkuyorum. “

‘6 milyon TL para cezası verdiler’

Akın Bölük (46): “Bir su bayisinde günlük maaşla çalışıyorum. Bahşişle 120 lira kazanıyorum. Sigortam yok. Gecekondu mahallesinde yaşayan bir arkadaşımla kalıyorum. Bir süreliğine sigortalı bir iş buldum ve tüm maaşım kesildi. TRT bana 5-6 milyon lira bandrol cezası verdi. Bunlar patlamadan önce şirketin 1-2 milyon lirasını bankadan 50-100 liraya çok para çekiyorduk.

‘Şirketin cirosu 100 milyon TL’

Şahin Akdağ (31): “İki kardeşimle Çocuk Esirgeme Kurumu’nda büyüdüm. Kurumdan ayrıldıktan hemen sonra, bu adamlar beni buldular ve yıllık cirosu 100 milyonu aşan bir şirket kurdular. Ancak o gün ve şimdi önüme bir çek koysanız, fatura koysanız ne olduğunu anlamıyorum. 1.5 milyon lira vergi borcum var. Devlet memuru olacaktım, bu davalardan dolayı memur olamayacaktım. “

’10 yıl hapis cezasına çarptırıldım’

Emrah Akdağ (39): “Bu insanlarla ilk tanıştım ve maalesef diğer iki kardeşime de bulaştım. O sırada cebimize 3-5 sent koydular. Sahte fatura nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldım. Üzerime vergi borcu 15-20 milyon lira. 4 ay kirayı ödeyemedim, ev sahibi çıkmamızı istiyor. İki çocuğum var. Bu olaylar nedeniyle çocuklarımı kaydettiremedim. Resmen yaşayan ölü gibiyiz. “

‘Temizlemeye gittiğim evde kimlik kartımı aldılar’

Pakize Sezer (39): “Temizliğe gittiğim evde kimlik kartım alındı ​​ve benim için bir şirket kuruldu. Okuyamıyorum yazamıyorum bile. İstanbul Bilişim nedir, şirket nedir bilmiyorum. 3-4 aydır ne kirayı ne de faturaları ödeyebildim. Son olarak bir yerde yemek pişirerek çocuklarıma destek oluyordum ve o iş kapatıldı. Üzerimde 400 bin lira vergi borcum var. Bu parayı ödemem mümkün değil. Hayatım mahvoldu. “

[rb_related title=”Beğenebileceğiniz İçerikler” total=”2″]

CoinOtag’ı ayrıca TwitterFacebookTelegram ve Instagram‘dan da takip edebilirsiniz.

Bu Yazıya Tepki Ver

Giriş Yap

Coin Otağ ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!